Hep kitaplardan okurduk kırmızı kitapların yasak olduğu günleri ve nedense hep de kıskanırdım yasak kitapları kırmızımsı ışıklarda okuyan gizlenmiş isimleri.
Siz bilmesiniz derlerdi. Biz 80lerde yaşadık. Bir 80 in neden birkaç çoğul yerine kullanılmaya başladığım zamanlar garipsediğim anlara rastlar. İnsanların fikirleri uğruna , inançları uğruna yaşabildiklerini ve ölebildiklerini satır aralarından takip edebilmek. Haykırışların kurşun ve panzer seslerine karışması. Bir Sizden bir Bizden… Yürümekle yolların aşınmadığı yıllardan ölmekle öğrenciler tükenmez denen zihniyetlerin yönetiminde ve iktidarında geçen seneler... Neden ve Niçin Sorusunun İDAMINA karar verilmesi…
Dedim ya, satır aralarında takip edilmiş yakın tarih.Ne kadar yakınımızda olduğunu anlamak için ne kitaplara ne de eski televizyon arşivlerine bakmalıydık aslında. Her yaşanan an bir öneki “yakın tarih” in bir gölgesiydi aslında ve yakın dediğimiz çok fazla yakındı.
70 leri, 80 leri geçirdi ülkem belki birkaç çoğul kalıp ve bol miktarda utanç gözyaşı ile … Ama ne kadar neyi geçirebilmiştik ki. Siz ve Biz kutuplarının devam ediyor olması , mevcut şartlar değişse bile ayrımcı zihniyetin değişmediğinin bir göstergesi aslında. Bir elmadan bile daha fazla ikiye bölünmek. Atlatabilmişiz sananlar yanılıyorlar. Ülkem ancak 70’leri 80’leri rakamlarla atlattı. Bu gün için de “Türkiye’nin Yakın Tarihi” yakıştırması yapıp 2000’ler diyeceklerdir gelecekteki SİZ ler ve BİZ ler.
Neyin kavgasıdır yada paylaşılamayan nedir. Bu konulara girmek ideolojik kökenleri araştırmaktan ve her iki tarafın da haklı ve haksız yönleri var diyen yarım köşe yazarlarının yorumlarından ileri gitmese gerek. İnsan olarak aynı tarafta değimliyiz ?
Apolitize edilmeye çalışılan- ve kısmen de başarılı olunan- gençlik sorgulamaya başladı artık. Üreten Neden, Niçin diyen ve çözüm arayan. Sorunları karşısında harekete geçen bir gençlik. Bu noktada farklılıklarımızın bizim en büyük gücümüz olduğumuzun da farkına varmalıyız. Amaç aynı ise ekip de aynıdır. İçimizdeki her farklı görüş, her farklı renk bizi daha güçlü kılar bizi daha renkli yapar. Sivil Toplum’un da gücü ve etkisi buradan gelir bence. Siyasi görüşlerin baskın olduğu ( Yapı olarak olmasa da yapıdaki kişilerin çoğunluğunun baskısı) Sivil Toplum Kuruluşlarında çoğunluğun görüşünde olmadan çalışabilmenin zor olduğu o kadar çok yapılanma var ki … Çeşitlilik yada farklılıklara saygı yada en önemlisi EŞİTLİK ten bahsedebilmek için insanın baya çok bahane bulması gerekir.
Kırmızı kitaplar belki tekrar yasaklanmaz yada ülkemiz belki tekrara o günlerin sancılarını çekmez. Yeter ki her renge, her sese, her görüşe, her fikre kısacası çeşitliliği getiren ne varsa işte ona saygı duyalım, kucak açalım.
Hepimiz Farklıyız Hepimiz Eşitiz…
Erdem Yalçın…